“Uyu artık” capslarındaki kızın hatası neydi

Memelilikten kalma birkaç hormon, günlük hayatımızın çoğunu şekillendirmeye devam eder. Doğada hayatta kalmaya evrilmiş beynimiz; bu aşırı karmaşık ve sosyal hayattaki iniş ve çıkışları kontrol etmenin kolay yollarını bulmaya çalışır.

Bir ilişkiye girdiğinizde karşıladığınız esas şey; “oksitosin”dir. Ki kadınlar için daha önemlidir. Oksitosin; hem annelik, bağlanma, sarılma vs. konularla ilgilidir; hem de “güven” ile ilgilidir. Bazı deneyler; kadınların oksitosin yükleliş anlarında çok kolay aşık olduklarını gösterdi. Evrimsel nedeni; insanlarda son 12 bin yılda çocuğun hayatta kalması babanın da varlığına bağlı olduğu için; çocuk sahibi olduktan ya da cinsel ilişkiden sonra ortadan kaybolmayan erkekleri seçebilen, yani güvene önem veren kadınların genlerinin devam etmesi.

Tabi bu capslardaki kız; aşina olunan sevimli davranışlara sahip. Bu yüzden çok kısa sürede tüm sosyal medyayı dolaştı, kızlar birbirini etiketlediler. İlişki oksitosin kaynağıdır. Zaten capsın ana konularını da sarılma, güven, gelecek gibi konular oluşturuyor.

Ancak burada hepimizin aşina olduğu bir hataya gidiyor. Memelilikten kalma hormonlarımızdan birini karşılayan bir şey bulduğumuzda artık o hormonu karşılayan diğer kaynaklardan vazgeçme eğiliminde oluruz; çünkü bu çok daha kolaydır. Yeni ilişkisi olan çiftler; arkadaşlarından, ailelerinden vazgeçebilirler, çünkü birbirleri için yeterli oksitosini karşılamaya başlarlar. Sorun şu ki; beynin hayatta kalmak için evrilmiş hormonlarını daha az kaynağa indirgeyince, o kaynaktan karşılanmasına aşırı duyarlı olursunuz, çünkü beyin tek kaynağı kaybetmek istemez. Öyle olmasaydı atalarımızın genleri devam etmezdi. Bu yüzden en ufak ilgisizlik, kaş çatma bile panik olmasına neden olur; çünkü beyin tek oksitosin kaynağının kaybedilmesine aşırı tepki gösterir.

Bu yüzden de capstaki kız da, milyonlarca insanın düştüğü hataya düşüp kaynaklarını azaltıyor. Bunu da erkek arkadaşı üzerinden yapıyor. Tabi hedonik adaptasyonu da unutmamak lazım. Belirli bir ilgi size iyi hissettirse de, beyin hemen adapte olur ve aynı hissi yaşamak için daha fazla ilgi gerekir. Dolayısıyla kaynakları azalttığınız için riske girdiğiniz gibi bir de elinizdeki tek kaynağı aşırı ilgi ihtiyacı ile sıkarsınız. Oysa elde etmeye çalıştığınız his; başlangıçtaki ufak bir ilgiden geliyordu. Ama o kadar adapte oldunuz ki artık çok fazla ilgi istiyorsunuz.

Ve bir hormon yeterince karşılanınca, tüm eksik duyguları aynı kaynaktan karşılama tuzağına düşülüyor. Sonuçta artık o hissin odağındasınız ama beyin atalarını hayatta tutmuş tüm ihtiyaçları umursuyor. Bunlardan biri; ödül hissi yaşatan, “life goals” ya da hayatta kalmakla ilgili önemli şeylerle ilgili dopamin. Biri de; kaynaklara erişim, saygı görmek, ciddiye alınmakla ilgili serotonin. Bu capsta sterotipleştiren, herkesin başına gelebilecek örnekte; kız tüm bu ihtiyaçlarını aynı kişiden karşılamaya çalışıyor.

Kadınların bu konuda 12 bin yıllık nedenlere dayanan da bir dezavantajı var. Tarım devrimi sonrası yerleşik hayata ve ataerkil düzene geçilen dönemde; statü sahibi erkekler genlerini devam için statüyü avantaja çevirdiler. Kadınların baskı altına aldığı ve eş sahibi olmanın başladığı bu dönemde; kadınlar tersine evrime uğradı. Avcı-toplayıcı iken hayatta kalmak için tüm niteliklere sahip iken; kültürün hayatta kalma koşullarını belirlediği dönem sonrası eş sahibi olmak yeter vasıf olmaya başladı. Bir kadın eş sahibi olduğunda tehlikelerden korunuyor, yiyecek buluyor, çocuklarına bakılıyordu. Bu yüzden de doğada bu ihtiyaçları gidermek için salgılanan “dopamin”, eş bulma dürtüsü haline geldi. Seçilmek, güzel bulunmak, ilgilenilmek; ilginç şekilde beyin tarafından “ödül” olarak yorumlanabilir, çünkü beyin bunun “life goals” olduğunu düşünebilir.

Bu kısa sürede yayılan capslar sonrası genelde “evet, aynen böyle oluyor” yorumları gelse de erkekler genelde böyle bir ilişki istemediklerini belirten capslar hazırladılar. Peki capstaki erkeğe bakalım. Anlaşıldığı üzere; iş düşünüyor, dizi izliyor, futbol izliyor; dopamin ve serotonin ihtiyacını karşılıyor. Oksitosin ihtiyacını da ilişkisinden karşılıyor ve gece kafası rahat uyuyabiliyor. Ama aşırı ilgi gösterme zorunluluğu onu bulanıltıyor.

Tabi bu capslardaki sterotiplerin örneği. Günlük hayatta tam tersi olan pek çok durum var. Bunlardan birine “aşk” diyoruz. Tüm mutlu kimyasalların aynı anda salgılandığı bu durum; yerleşik düzene geçiş döneminde hayatta kalmanın duygusal yoğunluğa bağlı olduğu bir dönemden bize kalan miras. Bu durumda kolaylıkla; tek bir kişiyi hayattaki diğer her şeye tercih etme eğiliminde oluruz. Aşık olan birinin işi, okulu, aileyi boşlaması boşuna değildir. Tüm limbik sistem ihtiyaçlarını tek bir kaynaktan karşılamak; herkesin kolayına gider. Ama kaynakları azaltmamak, çoğaltmak gerekir.

Deniyor ki; tersi de olmuş olabilir. Yani kız, ilgisizlikten bırakmış olabilir. Elbette olabilir ama ben böyle bir ilişkide tahminimi tersten yana kullanırım. Çünkü tek bir mutlu kimyasalın kaynağını bile tek kaynağa indirgemek obsesyon yaratırken; üç kimyasalı aynı kişiden karşılayan birinin -başka biri olmadığı sürece- bu ilişkiyi bitiren taraf olması bana neredeyse imkansız geliyor.

Yani burada anafikrimiz şudur; ilişkiden bağımsız oksitosin, serotonin, dopamin kaynaklarımız olmalı. Hayat başarılarınız, planlarınız, okulunuz, mesleğiniz, itibarınız, aileniz, ilgi alanlarınızın tamamı devam etmeli. Bunların sayısı azaldıkça; elinizdeki kaynaklara aşırı derecede bağımlı olur, sonunda kaçınılmaz şekilde mutsuz olursunuz.

 5,888 defa toplam okundu,  6 kişi bugün okudu

3 Comments

  1. İlişkisini, işini, ailesini, kendi bireyselliğini aynı anda dengeli şekilde götürebilen insanları tebrik etmek gerek. Bir yerde denge kayabiliyor mutlaka.

  2. Peki bir noktadan sonra, ayrılılan kişinin yerinin dolmayacağı hissi nereden geliyor? Kişi niçin sevdiği insanı yerinin dolamayacağı bir kişi olarak tanımlıyor? Bu kutsallaştırmanın sebebi de bilinmeli.

Comments are closed.