”Artık komik bulunmuyorum, neden?”

Burada konumuz espiri anlayışı ya da mizah zekası değil ”komik” olmak olduğu için bilinçli erişim olmayan yönleri işledim.

GERGİNLİK YIKILMASI

Gülme, gerginlik yıkılmasının etrafa duyurulması sonucu evrimleşmiştir. Birinin düşmesi üzücüdür, düştüğünde gerginlik olur, sağlam bir şekilde ayağa kalkınca gülmeye başlarız. Birisi kafamıza vurur, geriliriz, döndüğümüzde arkadaşımız olduğunu görürüz, gülmeye başlarız.

Bu nedenle insanlar patronu şaka yapınca gülerler. Bunu ister istemez yaparlar, çünkü gerginlik peşindir; gerginliği yıkan en ufak şey gülmekle sonuçlanır. Eğer insanların sizden çıkarı olan bir pozisyonda iseniz, kendinizi komik zannedebilirsiniz. Bu iş yerindeki bir yöneticilikten tüm sınıfa ders notu sağlayan bir kişi olmaya kadar değişebilir. Pozisyonu kaybedince artık komik olmadığınızı düşünebilirsiniz.

ÖVGÜNÜN ZARARI

Espiri anlayışınızın geliştiği bir döneminizde insanlar size güldükçe beyniniz gülünen yolları ödül olarak algılar. Bu yüzden de sinapslar şekillenir ve sonraki sefer özgün şaka yerine daha önce işe yaramış şakalara dönebilirsiniz. Zamanla; espiri anlayışınız gelişmeyi durdurur, gülünen klasik şakalarınıza dönersiniz. Ama bunlar artık beklenti yıkamadığı için gülünmez hale gelirler. Etkisinde kalınan övgü; uzun vadede zararlıdır.

BİLİNÇDIŞI

Ne söylediğiniz üzerine bilinçli düşündüğünüz anda kekelersiniz, yavaşlarsınız. Sohbet bilinçdışına bırakıldığında samimi olduğunu ortaya çıkar, insanların gülmesi ve bir şeyin komik gelmesi için sizin bilinçdışınızda olduğunuza dair mesaj gitmesi gerekir.

Eğer herhangi bir gerginlik yaşıyorsanız; ya da en azından artık her söylediğinizde gülünüp gülünmediğini düşünüyorsanız karşı tarafın bilinçdışı sizde bir gerginlik olduğunu anlar. Dolayısıyla rahat hissedemez, gülmek için gerekli baskıdan bağımsız moda geçemez.

BEKLENTİ

Birileri sizden bir beklenti içinde olduğu için her dediğinize gülüyor olabilirler. Öyle ki, güzel bir kız, çekici bir erkek muhabbetinin iyi olduğunu, eğlenceli olduğunu rahatlıkla düşünebilir. Zaman içinde bu etki zayıflayabilir. Artık komik değilseniz; muhtemelen hiçbir zaman komik değildiniz ve belki de artık yaşlanıyorsunuz.

AYNA NÖRONLAR

Ayna nöronlar nedeniyle karşımızdakinin deneyimlerini aynen kopyalayabiliriz. Dizini çarpan birini görünce dizimiz kasılır, esneeyn birini görünce esneriz. Gülmek de böyle bir etkiye sahiptir. Ama bazı insanlar; doğuştan karşı tarafın gülmesine yol açan mimimklere sahiptir. Onlar güldüğünde ister istemez güler.

Ama yaşlandıkça bu mimikler kayboluyor olabilir. Ya da tavır değişikliği, stres veya başka bir nedenle doğal gülüşünüzü kaybedebilirsiniz.

AYRICA BKNZ.

  • Gerginlik yıkılması ve gülmenin evrimi; Evrimsel Biyoloji ve Antropoloji kitaplarında geçen bir konu. Maymunlarda diş göstermenin insanda gülümsemeye, sosyal canlı olan insanda etrafa gerginlik olmadığını sesli gülerek bildirmeye evrildiğini okuyabilirsiniz.
  • Övgünün zararı; Bilişsel Psikoloji ve Nöroloji kitaplarında geçen bir konu. Doğduktan sonra yaşadığımız tüm deneyimler nöron yolları ve sinapsları şekillendiriyor. Övgü de pek çok tercihimizi etkiliyor.
  • Bilinçdışı; Bilişsel Psikoloji ve Nöroloji kitaplarında geçen bir konu. İnsanlar arasında bilincin tepsit edemediği iletişim detayları var. Bunların ne olduğunu nokta atışı bilmiyoruz ama milyonlarca yılda evrilmiş beynimiz anlıyor.
  • Beklenti; Sosyal Psikoloji ve Evrimsel Psikoloji kitaplarında geçebilecek bir konu. Hayatta kalma ve genleri devam içgüdülerimiz; pek çok davranışımızı şekillendiriyor.
  • Ayna Nöronlar; Evrimsel Biyoloji ve Nöroloji kitaplarında geçen bir konu. Çok yeni olan bu mucizevi buluş sonrası pek çok şey anlam kazandı.

 3,229 defa toplam okundu,  32 kişi bugün okudu