Mutsuzluğun gücü

Gloria Gaynor, 1978 yılında Dünya’daki en meşhur ve kült şarkılarından birini seslendirdi; “I will survive” Filmlerde yer aldı, sokaklarda söylendi, tribün bestesi haline geldi, milyonlarca kişinin diline dolandı. Şarkı, sevgilisinden ayrılmış bir kadının ilk andaki şoku, mutsuzluğu, karamsarlığı ile başlar ve kararlılığı, cesareti ve gücü ile doruğa ulaşır; “Hayatta kalacağım”

”En başta korktum, dehşete düştüm, sensiz nasıl olacak dedim” ile başlayan mutsuzsuzluk hali. Kortizol yükselişi, oksitosin düşüşü. Beyin genlerinizin devamının tehlikeye düşmesi karşısında tepki olarak ölecekmiş gibi hissettiriyor.

Carrie Fisher demiş ki; ”Kırılmış kalbini al, ondan bir sanat eseri ortaya çıkar.”

Ama zamanla şu olur; beyin ölmeyeceğinizi anlar. Kortizol düşer. ”Ama sonra çok geceler geçirdim, bana ne kadar yanlış yaptığını düşünerek. Ve güçlendim giderek, ve nasıl başa çıkılır öğrendim” Düşündükçe korteks ön plana çıkar, limbik sistem geriye itilir. Sonuçta duygusallığın gücü son bulur, düşüncelerin önemi başlar. Beyin kendisini bu duruma düşüren olaylardan ders çıkarır ve frontal lob bir daha bu duruma düşmemeye karar verir.

Stephen Curry’e artık iyi şut atamadığı söylendiğinin ertesi günü kariyer rekorunu kırdı.

Ve artık oksitosin ve serotonin yükselmiştir, karşı taraftan sağlanacak kimyasallara ihtiyaç yoktur. Erkek pişman olur, geri döner; ”Kapı açık, arkanı dön ve çık, istenmiyorsun artık.” Ve en temel içgüdü devreye girmiştir, en büyük gücümüz; ”Hayatta kalacağım, yaşanacak koca bir hayatım var”

”Kuvvetlere karşı durmayın, onları kullanın” Evrimin milyonlarca yılda şekillendirdiği bir mekanizmayı lehinize çevirmek, ona karşı durmaktan çok daha kolay. (Kitap: Yanılgının İcadı)

Mutsuzluk işlevseldir. Sürüngen beynimiz sürüngenlikten kalma içgüdüler taşıyor. Sürüngenlerde kortizol yükselince bir şeyin yanlış olduğunu anlar, hemen düzeltecek bir şey yapar. Kortizol yükselir, av olma tehdidinden kaçar, kortizol yükselir, vücut sıcaklığını korumak için güneşe çıkar. Memeli beynimiz (limbik sistem) memelilikten kalma duyguları barındırır. Oksitosin düşer; yalnız kalma duygusu ile sürüye geri döner. Oksitosin düşer; karşındakine güvenmeyeceğini anlarsın. Böylece alt beyinlerimizin yaşattığı mutsuzluk o konuda bir şey yapmamızı ve bir daha o duruma düşmeye karşı tetikte olmamızı sağlar.

Sürüngen Beyin, Memeli Beyin (Limbik Sistem) ve NeoKorteks.
İçgüdüler, Duygular ve Deneyimler.

Ama Gloria Gaynor, 2000’ler sonrasında yaşayan bir insan olsa bu şarkıda anlatılanları yapamazdı. Bu yetenek kayboldu, bu işlevleri yitirdik. Çünkü artık şarkıdaki kadar mutsuz olunmuyor, mutsuzlukla başbaşa kalınmıyor, mutsuzluk hayatta bir şeyleri değiştirecek kadar beynin gündeminde yer etmiyor.

Kötü geçen bir sınavın yaşattığı mutsuzluk, sınavı geçecek motivasyonun kendisidir. Ama mutsuz olmaya gerek olmadığı fikri, baştan kaybetmenin kabullenilmesidir.

Çünkü artık oksitosin düşünce hemen başka yollardan yükseltiliyor; sosyal medya, taraftar ve fan grupları, sosyallik. Dopamin düşünce başka yollardan yükseltiliyor; telefon oyunları, alışveriş, şeker ve tatlılar, bahis. Serotonin düşünce başka yollardan yükseltilmeye çalışılıyor; sosyal medya, antidepresanlar, çikolata vs.

Eğer sahte yoldan mutluluk edinmezseniz, mutsuzluk herhangi bir şeyi başarmak için oldukça işlevseldir.

Dolayısıyla mutsuz olunca, mutsuzluğu gidermek için bir şey yapmaya gerek kalmıyor çünkü başka yollardan yükseliyor. Böylece hiçbir sorun, mutsuzluk kullanılarak çözülmüyor, mutsuzluktan kurtulmak için bir şey başarılamıyor, şarkının doruk noktasındaki ”I will survive” anına ulaşılamıyor.

Mutsuzluğu heba etmeyin, onu kullanın.

Dahası; bu şarkı şimdi bile çok dinleniyor ancak şarkının kendisi bile sahte yoldan mutluluk kaynağı. Şarkıyı dinleyen ”harikayım” diye düşünüyor, başarmış gibi hissediyor, şarkıyı söyleyenin hislerini kopyalıyor; ama sorunu çözmüyor. Bu sahte başarılar öyle çok ve o kadar çeşitli ki; mutsuzluğun işlevi unutulmuş durumda. Kimsenin mutsuz olmaya vakti yok.

Tarihin en büyük iki psikoloji kitabını yazanların ikisi de yazdıklarından memnun değillermiş. Kendini kandırmayan için gerçek mutsuzluk gerçek başarı getirir.

Dahası ”teselli” kavramı bu çağda amacından sapmış, kontrol çıkmış durumda. İnsanlar, topluluklar ve kurumlar tek bir ufak başarıya ömür boyu saklanıp en ufak gelişme kaydetmeden yaşayabiliyorlar. Mutsuz olmanın; gereksiz, ayıp ya da anında düzeltilmesi gereken bir his olduğu düşüncesi nedeniyle insanlar kendi beynini ilerlemek için avantaj olarak kullanamıyor.

Şarkının Türkçe versiyonu Ajda Pekkan tarafından seslendirildi, sözleri kısmen orjinaline uyuyor.

Mutluk hormonlarının her an ve sürekli sahte yoldan karşılandığı bir çağdayız. Kimse sosyal medya, telefon, televizyon, oyun, futbol, diziler, alışveriş olmadan günlerini geçirmiyor. Bu yüzden herkes her problemini ömür boyu yaşamaya devam ediyor. Stres ise daha farklı bir konu, çünkü bir kişi bir problem üzerine aşırı artan stres nedeniyle de sorunlarını çözemeyebilir, ki çağın en büyük diğer problemi de bu.

Stres, işlevseldir. (Kaynak: Yanılgının İcadı)

Kortizol, tehlike anında hemen bir şey yapmak için evrilmiş bir hormondur ve atalarımız düzenli olarak yüksek salgılanmasına alışkın değildi. İnsanlar ise bunu sürekli yaşıyor ve adına da ”stres” diyoruz. Stres, herhangi bir kimyasal yükselişi değil, çok ciddi bir durum. Beyne ve muhtemel durumda kaslara düzenli olarak glikoz sağlamak için bağışıklığı, sindirimi bile baskılayabilen bir durum. Bu yüzden sadece yüksek stres hayatı mahvetmeye yeter.

Hiç stres olmasaydık genlerimiz bugüne ulaşmazdı. Stres; stres olmanıza yol açan bir şeyler olduğunu gösteren uyarı sistemidir. Ama fazla stres; sorunlarınızdan daha büyük bir sorundur.

Ama sanılanın aksine sıfır stres durumu da işlevsel değil, hatta yüksek stresten daha fazla hayatı kötü etkileyebilir. Bu yüzden de stres olmak gerektiğinde stres olan bir insan olmak daha önemlidir. Ayrıca sorunlarınızla ilgileniyorsanız, stres hayatın kendisi için oldukça işlevseldir. Bunun için sorun çözmeye alışmak ve stresi gereksiz yere artıran şeylerden kurtulmak yeterlidir. Yani stres de; yukarıda mutsuzluk için söylenen koşulların aynısına sahiptir. Sahip olmak kıymetlidir, sorunu çözüp rahatladığınız sürece stres olabilmek iyidir.

Atalarınızın yaşadığı gibi yaşamak; sağlık ve ruh haliniz için oldukça önemli. 200 bin yılda şekillenen biyoloji ve psikolojiniz, 200 yılda çok farklı koşullara geçiş yaptı, bunu tersine çevirmek mümkün.

Peki stres gereksiz yere nasıl yükselir? Atalarımızın yaşadığı koşullarda yaşamamamız bunu etkiliyor elbet. Ama bunları atalarımızın hayat tarzına çevirerek büyük bir rahatlama yaşayabiliriz. Erken yatmak (çok uyumak değil), her gün en az 1 saat yürümek, beyne gereksiz bilgi girişini azaltmak, hava karardıktan sonra bir şey yememek gibi. Bunun yanında planlı programlı olmak, not almak, işlerin o güne düşen kısmını halletmek büyük bir hamledir. Çünkü stresin esas sebeplerinden biri; beyne çözümleyemeyeceği kadar çok bilgi girişidir, sonucu ise; beynin yeni bilgi girişini engellemek için olayları kestirip atma, erteleme, en kısa yoldan sonuca ulaşacak kararlar almasıdır.

Mutsuz olduğunuz konuda başarıya ulaşmanıza uzun zaman olabilir ve bu uzun zamanın tümünde mutsuz olmadan da başarılı olmak isterseniz; planlı olmak ve not tutmak çok işe yarar. Beyin, sizi mutsuz eden konuda bir şeyler yaptıkça kortizolü düşürür, dahası her küçük adımda dopamin salgılar ve büyük başarıya gidene kadarki süreci kolaylaştırır.

Sınavdan kaldıysanız mutsuz olmak önemlidir, yeniden mutlu olmak için kullanılabilir. Arkadaşınız kalbinizi kırdığında tekrar aynı duruma düşmemek için o yaşadığınız his önemlidir. İnsanların saygısını yeniden kazanmanız gerektiğinde serotonin düşüşü önemildir. Bu hisleri kullanarak tersi yönde şeyler yapıp kendinizi düzeltmek yerine; kimyasalları yapay yoldan yükseltirseniz; bilinçdışınızda sürekli ertelediğiniz mutsuzlukluklar uzun vadede stres ve depresyona yol açacaktır. En iyisi; şimdi mutsuz olup mutsuzluk gidene kadar o konularda bir şeyler yapmaktır.

 13,953 defa toplam okundu,  34 kişi bugün okudu

Önceki

“Affederim ama unutmam” sözünün nöropsikolojisi

Sonraki

Aptalca iyimserliğin evrimi

error: Content is protected !!